Haber Ekonomi


Haberler > Akaryakıt Başlıkları

Avrupa, Enerji Sistemi'nin dönüşümü için hayati öneme sahip

Güncelleme :06.12.2012

 Shell Hollanda Ülke Başkanı ve Clingendael Uluslararası Enerji Programı Küresel Gaz Pazarı Geliştirme Başkan Yardımcısı Dick Benschop,  Avrupa, Enerji Sistemi'nin dönüşümü için hayati öneme sahip olduğunu belirterek doğal gaz, sadece yedek yakıt ya da geçiş yakıtı olarak değil ama sürdürülebilir bir enerji sisteminin belkemiği olarak bu mekanizmaların hepsine olanak sağlayacak bir yakıt niteliğinde olacak.

 Haziran ayında “Enerji Yol Haritası 2050” değerlendirmesini yayımlayan AB Enerji Konseyi doğal gazın enerji sisteminin dönüşümündeki yerinin belirlenmesi açısından önemli bir adım atmıştır.  

Enerji Konseyi bu değerlendirmede 2050 yılının düşük karbonlu enerji sistemi için gerekli üç adet kilit mekanizma olduğunu belirtti. Bunlar: 

Yenilenebilir enerji kaynakları 2020’den sonra enerji karmasında önemli oranda daha yüksek bir paya sahip olması; 

Enerji verimliliği önlemlerinin daha rekabetçi bir enerji sistemi sağlarken atıkları da azaltacağı; ve 

Akıllı ve esnek alt yapıların 2050 rotasını desteklemesidir. 

Bu doğrultuda doğal gaz, sadece yedek yakıt ya da geçiş yakıtı olarak değil ama sürdürülebilir bir enerji sisteminin belkemiği olarak bu mekanizmaların hepsine olanak sağlayacak bir yakıt niteliğinde olacak.

Eğer ülkeler rekabetçi, güvenli ve sürdürülebilir bir enerji sistemi için AB hedeflerine ulaşmak istiyorsa daha temiz yanan yakıt olan doğal gaza önümüzde dönemde oldukça önem vermeleri gerekmektedir. 

Doğal gaz, Avrupa enerji sisteminin geleceğinin sadece yedeği değil ama belkemiği olacaktır. 

Önümüzdeki yirmi sene içinde ve sonrasındaki dönemde, daha fazla operasyonel esneklik ile gaz yakıtlı enerjinin hızlı zaman döngüsüyle doğal gaz, aralıklı olarak yenilenebilen kaynakların enerjideki toplam payını artırmak için doğal bir tamamlayıcı haline gelecektir. Elektrik sistemlerine kurulacak olan yeterli miktarda gaz yakıtlı kapasite seviyeleri oluşturmak, uzun mesafelere tedarik sağlayan büyük ölçüde genişletilmiş enerji hatlarından daha mantıklı olacaktır. Çizilen bu rota doğrultusunda hem mevcut gaz hem de elektrik alt yapıları korunacaktır. 

Gaz altyapısının uzun vadeli olması konusu sıklıkla dile getirilmemekle birlikte bu konunun üzerinde daha çok durulması gerektiği de bir gerçektir. Son zamanlarda evleri ve binaları ısıtmak ve soğutmak için, gaz ve gaz alt yapısının artık önemli olmadığı gibi yaygın bir inanış ortaya çıktı. Bu inanışa göre gelecekte yaşam alanlarının “tamamen elektrikle” işleyecektir. Fakat bu inanışın mevcut teknoloji, şebekeler ve alt yapı için doğrudan ve dolaylı maliyet üzerine düzgün bir analiz üzerine kurulu olmadığı görülmektedir. Bu konu üzerine yapılması gereken çok iş olmakla birlikte ilk çalışma Avrupa Gaz Savunma Platformu (EGAF) tarafından yapılmıştır. EGAF yerleşim yeri sektöründe, gazla çalışan ısı pompaları, gaz ateşlemeli bölge Isıtması ve kombine ısıtma ve enerji (CHP) gibi yöntemler içeren daha çeşitli bir teknoloji karması kullanılarak 2030’a kadar olan daha yüksek maliyetli elektriklendirme rotasına oranla 100-120 milyar Avro kadar bir maliyet tasarrufu elde edilebileceğini göstermiştir. 

Avrupa, küresel gaz pazarının bir parçası olmanın yararlarını görecek 

Küresel olarak doğal gaz tedarikçileri gitgide artmakta ve çeşitlenmektedir. Bu, doğal gazı kullanırken daha fazla titizlikle davranılması gerektiği anlamına gelmektedir. Avrupa, esnek gaz tedarikini doğrudan boru hattı ya da LNG aracılığıyla tüketicilere ulaştıran dünya çapında bir enerji pazarının bir parçasıdır. 

Geçtiğimiz 50 yıl içinde Hollanda’dan İtalya’ya, Polonya’dan İspanya’ya tüketicilere yakıt ulaştıran doğal gaz boru hattı ağının kendisi bile başlı başına büyük bir teknolojik başarıdır. Sadece 2012 yılında 200 bin kilometreden daha uzun bir iletim hattı ağı 500 milyar m³’ten daha fazla gaz iletecektir. Tedariki çeşitlendirmek için AB, 201 yılında dünyanın her yerinden 21 adet gazlaştırma tesisinde yeniden gaza çevrilecek olan yaklaşık 75 milyar m³’lük LNG’yi ithal etti. Bu rakam küresel LNG ticaretinin yaklaşık %30’unu oluşturmaktadır. Bu mevcut altyapının enerjiyi Avrupa’da 30 gün depolanmasını sağladığını belirtildi. Buna karşılık elektrik enerjisi sadece birkaç saniye depolanabilen bir enerjidir ve hemen iletilmesi gerekir.

Gerçek dönüşüm örnekleri

Hollanda: Batı Avrupa’nın doğal gaz merkezi

Ülkenin kaderi 50 yıl kadar önce Groenigen doğal gaz alanının keşfedilmesiyle kökten değişmiştir. Önce yerleşim yeri sektöründe ve sonra da sanayi kullanıcılarından başlayarak enerji sektörüne doğru büyüyen doğal gaz, enerji üretimi için kömürden gaza geçilmesi sürecini başlatmış, Batı Avrupa için bir doğal gaz merkezi oluşturmuş ve Hollanda’nın uzmanlığını tüm dünyaya ihraç etmesini sağlayan endüstriyel hizmet sektörünü geliştirmiştir.

Mevcut gaz iletim sistemi operatörü (Gasunie) Hollanda’da ve Kuzey Almanya’da 15 bin 500 kilometreden fazla gaz boru hattına sahiptir. Gaz sektörü 75 bin doğrudan iş, 20 bine yakın dolaylı iş ve 15 binin üzerinde sektörden kaynaklanan iş sağlamaktadır. Gaz endüstrisi etrafındaki faaliyetlerin değeri yaklaşık 30 milyar Avro’dur (Hollanda’nın GSMH’nin %5’i). 

Amerika Birleşik Devletleri: Bol doğal gaz, azalan CO2 emisyonları

Tahminen 70 trilyon metre küp yerel rezervi olan ABD’de geçtiğimiz 10 yılda yaşanan sıkıştırılmış gaz ve kaya gazı devrimi, endüstriyel bir temelin yeniden ortaya çıkışını teşvik etmektedir. Üretim teknolojilerindeki ilerlemeler ve 500 bin kilometreden fazla ve gittikçe daha da büyüyen bir ulusal gaz boru hattı alt yapısı, doğal gazın üretim bölgelerinden tüketici pazarlarına kolayca taşınabileceği anlamına gelmektedir. Doğal gazın bolluğu da onun kullanım alanlarını genişletmektedir. 

IEA’ya göre ABD’de CO2 emisyonu 2006’dan bu yana 430 Mt (%7,7) azalmıştır. Bu gelişmenin sebebi ulaşım sektöründe daha az petrol kullanılması ve enerji sektöründe kömürden gaza doğru yaşanan önemli orandaki geçiştir. Durgun ekonomi endüstriyel üretimi durdurmuş ve göreceli olarak ılık geçen kış ısınma ihtiyacını azaltmıştır. Bu nedenle AB bölgesindeki 2011 yılı CO2 emisyonu 69 Mt ya da bir başka deyişle %1,9 azalmıştır. 

Çin: Temiz hava kaygısı doğal gaz dönüşümünü zorunlu kılıyor. 

Çin’de enerji üretiminde yaşanan ve hava kalitesini azaltıp nefes almayı zorlaştıran kömür tüketimini yavaşlatmak için yerel gaz ve LNG üretme konusunda büyük bir istek söz konusu. Pekin kenti, şehir sınırlarında bulunan ve kömürle çalışan tüm enerji üretim santrallerini kapatma ve bunların yerine gazla çalışan santraller açma kararı aldı. Hava kalitesi konusunda kaygılı olan diğer Çin şehirlerinin de kuşkusuz benzer bir politika izleyecekleri düşünülüyor. Yerel üretimden ve ithal olarak gelen gaz Çin’in uzun vadeli enerji stratejisinin önemli bir parçası konumunda yer alıyor. 

 

 

 

Bu haber 2975 kere okunmuştur.
En Son Eklenen Başlıklar
Enerya Enerji, Denizli'de 300 bininci abonesine elektrikli bisiklet hediye etti... 17.10.2021
Castrol Ford Team Türkiye, Ege Rallisi ile 2021 ‘Markalar Şampiyonluğu’na bir adım daha yaklaştı... 17.10.2021
Doğalgaz faturasında tasarruf için Multipor ile doğru yalıtım ... 17.10.2021
OEDAŞ’tan Plastik Kapak Seferberliği... 17.10.2021
Elektrikte gün öncesi ve dengeleme güç piyasasında azami fiyat limiti yükseltildi... 17.10.2021
Ali Osman Ulusoy Turizm’den Trabzonspor’a özel tasarım Mercedes-Benz Tourismo 16 2+1 ... 17.10.2021
Hibrit Satışları Artıyor Toyota Liderliğini Sürdürüyor... 17.10.2021
Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin Otobüsleri Karsan Atak ile Yenileniyor!... 17.10.2021
Anadolu Isuzu, Vodafone Busıness’ın Red Kontrol Çözümüyle Ticari Araç Sektöründe Bir İlki Gerçekleştirdi... 17.10.2021
Logitrans’a İlgi ve Katılım Artarak Sürüyor ... 17.10.2021
Bakan Dönmez: Azerbaycan'la 11 milyar metreküplük ilave doğal gaz ticaret anlaşması yapıldı... 17.10.2021

 

 
 
 
 

Copyright © 2015 - Tüm hakları saklıdır. EKONOMİ YAYINCILIK PAZR.SN.VE TİC.LTD.ŞTİ.