Haber Ekonomi

 Facebook  Twitter   06 Şubat 2012
Pazartesi
16:14:44


Haberler > Doğalgaz Başlıkları

AB, ABD ile serbest ticaret anlaşmasına enerjinin de dahil edilmesini istiyor

Güncelleme :17.12.2013

 ABD Ticaret Odası Avrupa Başkan Yardımcısı Peter Chase, ‘Enerji şirketleri de dahil olmak üzere ABD ve Avrupalı şirketlerin Atlantik’in iki yakasında çok yoğun yatırımlar yapması sebebiyle ABD ve AB taraflarının müzakerecileri esasen aynı şirketlerin çıkarını temsil ediyor. Daha çok işbirliği odaklı bir yaklaşımı benimseyebilirler’ dedi.

Enerji fiyatlarını düşürmeye çalışan Avrupa Birliği, ABD’den serbest ticaret müzakerelerine enerji konusunun da dahil edilmesini isteyecek.

Siyasi açıdan hassas bir konu olan enerji konusunu müzakere masasına getirmek, tarımdan finansa kadar pek çok alanı kapsayan görüşmeleri daha da zor bir hale getirebilir. Ancak yine de doğalgaz fiyatlarının ABD’dekinden üç kat pahalı olduğu Avrupa Birliği açısından büyük kazançlar söz konusu olabilir.

ABD, gerçekleştirdiği ‘kaya gazı devriminin’ meyvelerini topluyor. Avrupa açısından ise ABD’den doğalgaz ithal etmek, doğalgaz fiyatlarını düşürmenin kıtadaki toplumsal ve jeolojik engellerin üstesinden gelerek kendi kaya gazını üretmekten daha kolay bir yol olabilir.

Washington merkezli düşünce kuruluşu Brookings Enstitüsü’nün tahminlerine göre 2020′de ABD’nin doğalgaz ihracatı günde 170 milyon metreküpü bulabilir. Bu da İngiltere’de kışın oluşan günlük talebin yarısı demek.

Bu doğalgazın büyük kısmı büyük ihtimalle enerji fiyatlarının Avrupa’dan daha yüksek olduğu Asya’ya gidecek. Ancak küçük bir miktar bile Rusya ile müzakerelerde Avrupa’nın elini güçlendirebilir.

Reuters’a konuşan bir üst düzey AB yetkilisi, ‘ABD doğalgazının yalnızca Amerika Birleşik Devletleri’ndeki kullanıcılar için saklanması için bir sebep yok. Bizim için TTIP’deki (Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı) en önemli konulardan biri de bu’ dedi.

Washginton’daki siyasetçiler ise daha temkinli davranıyor.

İhracat yapılması halinde ABD’deki doğalgaz fiyatı artacak ve büyük olasılıkla siyasetçilerin oy kaybı yaşamasına ve yoğun bir şekilde enerji kullanan sektörlerin rekabet gücünün azalmasına yol açacak.

ABD, Arap ülkelerinin petrole ambargo koyduğu 1970′lerden bu yana ham petrolün lisanssız olarak ihraç edilmesine izin vermiyor.

Doğalgaz ihtacatı ise daha az tartışma yaratan bir konu. ABD, likit doğalgaz (LNG) için ihracat lisansları veriyor. Ancak fiyat endişesi sebebiyle burada da çekinceli davranıyor.

Müzakerecilerin 2014 yılı sonunda tamamlamayı umduğu AB-ABD ticaret anlaşması ise bu lisansları otomatik hale getirecek.

ABD, enerjiyi de görüşmelere açmaya hazır olduklarını söylüyor, ancak şartları açık bir şekilde ortaya koymuyor.

Avrupa’ya destek, enerji konusunun müzakerelere açılmasındaki çıkarı en fazla olan kesimlerden gelebilir. Büyük enerji şirketleri hem ABD doğalgazını ihraç ederek kazanç sağlayabilir, hem de doğalgaz fiyatlarının artması bu şirketlerin kârını artırabilir.

ABD Ticaret Odası Avrupa Başkan Yardımcısı Peter Chase, ‘Enerji şirketleri de dahil olmak üzere ABD ve Avrupalı şirketlerin Atlantik’in iki yakasında çok yoğun yatırımlar yapması sebebiyle ABD ve AB taraflarının müzakerecileri esasen aynı şirketlerin çıkarını temsil ediyor. Daha çok işbirliği odaklı bir yaklaşımı benimseyebilirler’ dedi.

Tartışma yaratan konulardan biri, uzun vadede enerji ithalatının sürmesi beklenen Avrupa’nın TTIP’i diğer ticaret anlaşmaları açısından ‘altın standardı’ gibi görmesi ve diğer görüşmeler açısından da yol haritası teşkil edecek bir metin üzerinde anlaşılmasını istemesi.

ABD ise bunun, enerji konularının büyük stratejik önem arz ettiği Kongre’de gereksiz sorunlara yol açacağı görüşünde. ABD’li yetkililer, enerji konusunun ticaret anlaşmasının metni çerçevesinde, daha sessiz bir şekilde görüşülebileceğini söylüyor.

Bir diğer sorun da düzenlemeler. Sektördeki bazı kesimler, siyasi ve ekonomik hedefler büyüdükçe beğenmedikleri kuralların ortadan kalkacağını düşünüyor.

Ticaret anlaşmasından özellikle Avrupalı rafinericilerin büyük beklentisi var. ABD’de rafine petrol ürünlerinde yasal kısıtlamalar bulunmuyor. ABD’de yaz mevsiminde benzin talebinin artması ve Avrupa’daki dizel rafinerilerinin azlığı, ABD’nin dizel, Avrupa’nın benzin ihraç etmesine yol açıyor.

2012 yılında ABD Avrupa Birliği’ne günde 345 bin varil dizel ihraç ederken AB de ABD’ye 349 bin varil benzin ihraç etti.

Bu durum da AB refinecilik sektörünü temsil eden Europia verilerine göre 32 milyar dolarlık ticaret hacmi yarattı.

Kuruluşa göre AB yasalarının zift kumundan elde edilen ürünlerin geleneksel petrole göre daha çok kirliliğe yol açtığını değerlendirmesi sebebiyle bu ticaret de risk altında.

Sektör, AB’nin tekliflerine uzun yıllar karşı çıkmıştı. Ancak AB kaynakları, ticaret görüşmeleri ivme kazandıkça daha hafif düzenlemeler geleceğini söylüyor.

TTIP müzakerelerinin üçüncü turu 16-20 Aralık’ta yapılacak.

Bu haber 2291 kere okunmuştur.
En Son Eklenen Başlıklar
Shell Türkiye’den, daha iyi bir gelecek için ilk “Shell Türkiye Ormanı” ... 24.05.2020
Turpak’tan Tank Alarm Sistemi Çözümleri…... 24.05.2020
Teknoparklar ve Ar-Ge merkezleri 27 Mayıs’ta açılıyor... 24.05.2020
Koç Holding Yılın İlk Çeyreğinde 39,4 Milyar TL Konsolide Ciro Ve 3,5 Milyar TL Konsolide Ana Ortaklık Payı Net Dönem Kârı Elde Etti... 24.05.2020
Mercedes-Benz Hafif Ticari Araçlar’dan bayrama özel film... 24.05.2020
MLB GRUP Ürünleri Gürcistan Yolunda !... 24.05.2020


Copyright © 2015 - Tüm hakları saklıdır. EKONOMİ YAYINCILIK PAZR.SN.VE TİC.LTD.ŞTİ.