Haber Ekonomi
06 Şubat 2012
Pazartesi
16:14:44

Haberler > Akaryakıt Başlıkları

“Enerjide Rusya’ya bağlıyız”

Güncelleme :09.12.2015

Okan Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Kahriman, Rusya krizi ile birlikte tekrar gündeme gelen enerji savaşları bağlamında enerji politikalarını değerlendirdi.
 

Gittikçe büyüyen Rusya-Türkiye uçak krizi nedeniyle Rusya’nın doğalgazı kesme ihtimali ülkemizi alternatif gaz bulma çabalarına itiyor. Okan Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Kahriman konuyu değerlendirirken”Günümüzde gelişme ve güçlenmede de en stratejik unsur konumunda olan birincil enerji kaynaklarının sınırlılığı, enerji savaşlarının da esas nedenidir” diyor. Hem dünya da hem de ülkemizde enerji tüketiminin yüzde 90’ının doğalgaz, varil petrol ve kömürden karşılandığını belirten Prof. Dr. Kahriman bugünkü tüketim trendi ile hesaplandığında petrolün 40, doğalgazın 60 ve kömürün de en fazla 140 yıllık ömrünün kaldığını söylüyor.  
Türkiye’nin halen gelişmekte olan bir ülke olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Kahriman sanayileşmek için çok daha fazla enerjiye  ihtiyacımız olacağını belirtiyor ve ekliyor: ”Halen ülkemiz enerji  ihtiyacının ancak dörtte biri yerli kaynaklardan karşılanıyor. Geri kalan dörtte üçü ise yıllık yaklaşık 60 milyar dolar ödenerek  ithal edilmektedir.  Üstelik bu kaynağın üçte biri de maalesef kriz yaşamakta olduğumuz Rusya’dan temin ediliyor. Bu rakamlar aslında şunu gösteriyor ki en temel insan hakkımız olan yaşam için gerekli olan enerji açısından kökten  dışa bağımlıyız. Özellikle de  senaryosunu bilmediğimiz, oyuncusu olmadığımız enerji savaşlarının önemli aktörlerinden biri olan Rusya’ya bağlıyız.”
“Dünya fosil enerji rezervlerinin yüzde 70’ini barındıran Avrasya’da; bunun büyük bölümünün de Ortadoğu’da olduğu dikkate alındığında, bu bölgedeki bitmek tükenmez krizlerin, kaosların, mezhep ve etnik savaşların asıl nedeninin enerji savaşları olduğu gerçeği ortaya çıkıyor” diyen Prof. Dr. Kahriman çok uluslu şirketlerce bulunmuş enerji kaynaklarının teknik ve ekonomik yapılabilirlik ölçüleri içinde devreye girinceye kadar, eldeki enerji kaynaklarının disiplinli biçimde, adil bir yaklaşımla tüketilmeleri gerektiğini söylüyor.
Ancak ülkelerin sosyo ekonomik ve sosyo  kültürel yapılarının da bu kaynakların adil kullanımına engel olduğunu ifade eden Prof. Dr. Kahriman konu hakkında yapılması gerekeni şöyle açıklıyor: “Ülkelerin reel dış politikaları da amaçsız, hedefsiz, nostalji ve hamaset duyguları yerine, enerji alanı başta olmak üzere ekonomik çıkarların optimize edileceği bir senaryo ekseninde şekillenmelidir. Cumhuriyetimizi kuran irade bu ekseni de, bu senaryoyu da  90 yıl önce tanımlamıştır. Bu adil ve demokratik senaryo “Yurtta sulh, cihanda sulh’tur. Bu ufuk açıcı konseptin; aslında, günün koşullarına uygun dinamik bir yaklaşımla projelendirildiğinde; ekonomik kültürel ve sosyal sonuçlar üretecek ve bunları adil dağıtacak, ülkeler arasında; krizlerin, savaşların yaşanmayacağı bir anahtar olduğu anlaşılmalıdır. Bölgemizde yaşanan enerji savaşları için, din, mezhep, etnisite bağnazlıklarının araçsallaştırılmasına  ortak olmayacak bir politikanın bu eksende geliştirmesi de hem ülkemiz  hem bölgemiz hem de tüm insanlık için kaçınılmazdır”.

 

Bu haber 1216 kere okunmuştur.
En Son Eklenen Başlıklar
Hopililere BP’de toplam 25 Paracık ... 19.05.2018
EPDK Başkanı Yılmaz, Yeniden ERRA Yönetim Kurulu Üyeliğine Seçildi... 19.05.2018
Petronas’ın Yeni Ar-Ge Merkezi Madeni Yağ Sektörüne Yön Verecek! ... 18.05.2018
Fleetcorp Türkiye’de, Bilgi Teknolojilerinden Sorumlu Yeni CTO Tolga Bayazıtoğlu Oldu… ... 18.05.2018
DAF tamamen elektrikli CF kamyon için VDL Groep ile ortak oluyor ... 18.05.2018

 

Copyright © 2015 - Tüm hakları saklıdır. EKONOMİ YAYINCILIK PAZR.SN.VE TİC.LTD.ŞTİ.